“Ar-Ge Merkezleri ve Teknoparklarda” Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Ayırma İçin Son Günler !!!

AR-GE VE TEKNOKENT İNDİRİM VE İSTİSNALARINDA GİRİŞİM SERMAYESİ ZORUNLULUĞU VE UYGULAMADAKİ YENİ TRENDLER

Bilindiği üzere 4691 ve 5746 sayılı Kanunlara 2021 yılında 7263 sayılı Kanun ile eklenen maddeler ile,

  • Ar-Ge ve tasarım indirimi kullanan mükelleflerin yıllık beyanname üzerinden yararlandığı indirim tutarının,
  • Teknoparklarda faaliyette bulunan mükelleflerin yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlarının

% 3’ü kadar tutarın (7963 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla Kanunda yer alan %2 oranı %3 olarak revize edilmiştir)

  • Girişim sermayesi yatırım fonlarına,
  • Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya
  • Kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan girişimcilere

ilgili yılın sonuna kadar yatırılması gerekmektedir.

(2024 yılı beyannamesinde yer alan indirim ve istisnalar üzerinden hesaplanan bu tutarların 31.12.2025 tarihine kadar bu kurumlara yatırılması zorunludur)

Ar-Ge ve Teknopark teşviklerinden yararlanan bu mükellefler için mevzuat bir alt ve üst sınır belirlemiştir (İlgili Kanunlarda belirlenen sınırlar 7963 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla revize edilmiştir.)

Buna göre, 2025 yılında sadece 2.000.000 TL üzerinde indirim ve istisna kullanan mükelleflerin bu kapsamda yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca, indirim ve istisnanın %3’ünün en fazla 100.000.000 TL olacağı mevzuatta belirtilmiştir.

Kanun yapıcının bu mevzuat ile amaçladığı husus, Türkiye’de Ar-Ge, girişimcilik ve start-up ekosisteminin canlandırılmasıdır. Devletin ciddi vergi teşviki verdiği şirketlerin yapacağı bu ödemeler, Devlete bu teşvikler sayesinde ödemeyeceği verginin küçük bir oranıdır.

Kanunda, ilgili kurumlara para aktarılmaması durumunda, yararlanılan indirim ve istisnanın %20 sinin indirim ve istisnaya konu edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Örn:

Ar-Ge İndirimi : 10.000.000 TL

Bu indirim olmasa idi Şirketin ödeyeceği kurumlar vergisi : 10.000.000 * %25 = 2.500.000 TL

Ar-Ge İndiriminin %3’ü : 10.000.000 * %3 = 300.000 TL

Bu teşviki kullananlar, 2.500.000 TL vergi ödememek için, 300.000 TL GSYF’ndan fon satın almak durumundadır.

 

Bu fonun satın alınmaması durumunda ise, teşvikin %20 si kullanılamaz

Kullanılamayacak indirim = 10.000.000 *  %20 = 2.000.000 TL

2.000.000 * %25 = 500.000 TL

300.000 TL fon alınmaması durumunda, 500.000 TL vergi ödenmesi gerekmektedir.

Mevzuatın uygulamasında sık sık gündeme gelen ve cevap bulunamayan bir konu ise, işletmelerin satın aldığı bu fonları geri satıp satamayacağı hususudur.  İlgili Kanunlar satın almaya ilişkin bir zorunluluk getirmiş ancak satın alınan bu fonların ne zaman hangi şartlarda elden çıkarılabileceğine yönelik bir düzenleme yapmamıştır. Uygulamada, mevzuatın buna izin vermediği şeklinde bir kanı bulunmaktadır. Ancak söz konusu fonların süreli fon olması ve süre sonunda fon sahiplerine paranın ve kazancın iadesinin yapılması gerekmektedir. Bu konuda da nasıl bir adım atılacağı ve yorum yapılacağı henüz netlik kazanmamıştır.

2022 yılında başlayan bu yükümlülük 4. Senesine girmektedir. Bu uygulama ile birlikte Türkiye’de kurulu Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının sayısında ciddi bir artış meydana gelmiştir. Güncelde 522 adet GSYF bulunmaktadır.

https://spk.gov.tr/kurumlar/fonlar/yatirim-fonlari/girisim-sermayesi-yatirim-fonlari/ihrac-belgesi-onaylanan-girisim-sermayesi-yatirim-fonlari

Söz konusu Fonların yatırım yapabileceği girişim şirketleri ise SPK mevzuatında aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır (Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği).

“Girişim şirketlerinin, büyüme ve katma değer üretme potansiyeline sahip olmaları, operasyonel, üretim ya da satış performansının geliştirilmesi suretiyle yüksek getiri beklentisi sunabilmeleri ve verilecek finansal ve/veya kurumsal destekle faaliyet amaçlarını gerçekleştirebilecek durumda olmaları gerekmektedir

Bu tanım haricinde fonların satın alabileceği şirketlere ilişkin konu bazlı ciddi sınırlamalar ilgili Tebliğde yer almamaktadır. İlaveten Fonların yatırım yapabileceği alanlar oldukça esnek bırakılmıştır.

Bu eğilim çerçevesinde, Ar-Ge ve Teknopark indirim ve istisnası kullanan şirketler, bu yükümlülüklerini yerine getirmeleri esnasında kendileri için fayda yaratacak modeller geliştirmişler, bu modellere fayda sağlayacak çok sayıda GSYF kuruluşuna öncülük etmişlerdir. Bu suretle, söz konusu yükümlülüğün kendi ekosistemlerinde veya holding yapılarında kalmasını sağlamaya çalışmışlardır. İşletmelerin yeni şirket yatırımları ve iştirak yönetimlerinde bu modeller kullanılmaya başlamıştır.

Ancak, fon sayısının kontrolsüz bir şekilde artması, ve toplanan fonun özgür bir şekilde, niteliği ve kapsamı tam olarak çizilmeyen girişimlere akması, söz konusu mevzuatın verimliliğini düşüreceği değerlendirilmektedir. 

 


İletişim Talebi